Etiket arşivi: boşanma avukatı ankara

Boşanma Davası Açmak İstiyorum

Soru;

Merhaba, eşimden ayrılmak için boşanma davası açmak istiyorum, bunun sebebi de, eşim çalıştığı yerlerden 3-4 ay içerisinde işten ayrılıyor, ayrıca çalıştığı yerden arkadaşları sürekli hırsızlık yaptığını söylediler. Bu laflara önce itibar etmedim, sonraları ise gittiğimiz yerlerde hep eşyalar kaybolmaya başladı ve ben de bu durumdan şüphelenmeye başladım. 2 senedir evliyiz ve 1 yaşında da kızımız var, kızımız için boşanmaktan vaz mı geçsem diyorum ama bu karakterde bir insanın yetiştireceği çocuk ne olur, çocuğumuza da zarar verir diye vazgeçemiyorum. Bu durumda nasıl bir yol izlememizi önerirsiniz?

Cevap;

    Çok geçmiş olsun, bu söyledikleriniz boşanma için yeterli sebepler, iddiada bulunduğunuz şeyleri ispat etmek zorundasınız, neticede bunlar ağır itamlar. Elinizde iddiada bulunduğunuz şeyler ile ilgili tanık, belge, resim ya da video gibi deliler mevcutsa mahkemeye iletmeniz gerekiyor, aksi takdirde eşiniz size onurunu zedelediğiniz için tazminat davası açma hakkına sahip olacaktır. Bu durumu boşanma avukatı ile görüşmeniz ileride yaşayabileceğiniz sorunların önüne geçer ve sorunlarınız daha kısa sürede çözülür.

boşanma-davası-ankara

Boşanma Davalarında Şahit

Soru;

Merhaba, eşimle artık anlaşamadığımızdan dolayı boşanma kararı aldık, şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanmak istediğimizi davada belirtmişti fakat davaya bakan hâkim delilleri yeterli bulmadı ve duruşmayı başka bir tarihe erteledi. Davanın olacağı tarihte ise ben ülke içerisinde olamayacağım ve bu nedenle de davaya katılmayacağım. Bu gibi durumda, ben olmadan eşim, yeterli delil ve tanıklar ile ben olmasam da davadan sonuç alabilir mi? Vereceğiniz cevaplar için şimdiden sizlere teşekkür ederim.

Cevap;

     Duruşmaya katılmama sebeplerinizi bir dilekçe yazarak mahkemeye bildirerek, duruşmanızın ileri bir tarihe ertelenmesini isteyebilirsiniz. Yazdığınız dilekçeyi göndereceğiniz esnada, pulunuzu ve tebligatınızı zarf içerisine koymayı ihmal etmeyiniz. Davanın seyrini de, duruşmadaki hâkimin delilleri yeterli bulup bulmaması ya da sizin orada olup olmayacağınızı önemseyip önemsemeyeceğine göre değişiklik gösterebilir. Fakat sizin davaya katılamama sebebiniz geçerli bir sebep olursa iler bir tarihe erteleme kararı alabilir. Siz kesin sonuçlar alabilmek için boşanma davalarına bakan tecrübeli bir avukat ile görüşerek konu hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz ve davanın sürecinin de kısalmasını sağlayabilirsiniz.

bosanma-avukatı-ankara

Boşanma Prosedürleri

Soru;

Eşimle iyi geçinemediğimizden dolayı boşanma kararı aldık. Arkadaşımın bana söylediklerine göre de boşanma davaları oldukça masraflı olabiliyormuş. Boşanma davalarında avukatımız olması gerekli mi? Yapılacak prosedürler arasında neler yer almaktadır?

Cevap;

Boşanma davalarında konusunda uzman bir avukat ile davaya katılmanız sizin yararınıza olacaktır. Eğer eşiniz ile karşılıklı anlaşarak boşanıyorsanız, sizin ve eşiniz açısından kolay bir dava olacaktır. Gerekli dilekçenizi, ikametinizi, boşanma nedenlerinizi, bulunduğunuz bölgedeki Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iletmeniz gerekmektedir. Eğer eşiniz ve sizin ortak mallarınızı, çocuklarınız varsa durumlarını mahkeme heyetine sunmanız gerekmektedir. Dilekçenizi iki nüsha halinde, mahkemenin kalemine vermeniz gerekiyor. Ayrıca nüfus kayıt örneklerinizi de yanınızda bulundurmanız gerekiyor. Masraflara gelince de, tebligatların ücretleri ve dava harcının ücretini yatırmak zorundasınız. Şahitleriniz varsa şahitlerinizin isimlerini de liste halinde götürmenizde yarar var, anlaşmalı boşanmalarda dahi bazı mahkemeler, şahit isteyebiliyorlar. Bu işlemlerden sonra da size bir gün verilecek, o gün geldiğinde eşiniz ve siz zamanında orada olduğunuz takdirde sorunsuz bir şekilde boşanma davasını atlatabilirsiniz. Eğer bu davanın zor geçeceğine inanıyorsanız kesinlikle iyi bir avukat ile davaya katılmanızı tavsiye ediyoruz.

Bosanma-prosedurleri

Ankara’da Boşanma Avukatlığı Yapmak

Ankara, birçok kamu ve özel kuruşu içerisinde barındıran ve ülkemizin başkenti olan değerli illerimizden biridir. Ankara içerisinde birçok üniversite, kamu kuruluşları, ticari kuruluşlar ve çok büyük şirketler de yer almaktadır. Bu kadar çeşitli kuruluşun ve insanın bir arada olması ile de avukatlara oldukça çok iş düşmektedir.

Evlilik birçok gencin hayat planlamasında üst sıralarda yer alan bir düşüncedir. Bütün geleceğin şekillenmesi evlilik hayatına bağlıdır da diyebiliriz. Evlenirsiniz, kendinize bir hedef belirlersiniz; ev alacağım, araba alacağım, eşimle seyahate gideceğim ve rahat bir hayat için daha çok çalışacağım gibi planlar olabilir. Bu kadar planı da yerine getirebilmek için bir eşe ihtiyacınız var, ilk zamanlar eşiniz ile çok iyi anlaşabilirsiniz, bütün konularda hem fikir de olabilirsiniz. Çok mutlu bir hayatınız olduğunu düşünürken birden bütün işler ters gitmeye başlar, kavgalar, anlaşamamalar, sürekli hararetli tartışmalar gibi durumla karşılaşmanız kaçınılmaz gerçeklerdendir. Bu durumun sonucunda da iş boşanmaya kadar gidebilir, tabi bu durumda da bir avukata ihtiyacınız olacak. Boşanma avukatlığı, meslek olarak iyi bir iş olsa da bir ailenin yuvasını dağıtmasında bir unsur olmak da üzücü bir durumdur. Ankara gibi büyük bir ilde boşanma avukatlığı yapmanın avantajları olduğu gibi kötü yanları da bulunmaktadır. Ankara ‘da milyonlarca insan yaşıyor ve bu insanların birçoğu da evli, bütün evlilikler de düşünüldüğü gibi her zaman düzgün gitmiyor. Nüfusun çok olduğu yerlerde boşanma gibi vakaların da oldukça fazla olması kaçınılmaz bir gerçektir.

Ankara gibi bir yerde boşanma avukatlığı yapıyorsanız işsiz kalma gibi bir korkunuz olmaz, her gün belki de her saat boşanan bir çift ile karşı karşıya kalabilmeniz mümkün. Bu durumda da boşanma avukatların ciddi para kazanmaları da yüksek bir ihtimaldir. Tabi insan çeşidinin fazla olması maddi yönden avantaj sağlayabilir ama davasına bakacağınız kişinin karakteri konusunda karşınıza neler çıkabilir tahmin bile edemezsiniz. Her insanın eğitim seviyesi bir değil, boşanma davasında müvekkilinin eşi tarafında baskı altında kalabilirler, hatta avukatları tehdit etme ihtimalleri bile bulunmaktadır. Ankara’da boşanma avukatlığı güzel gibi görünse de ciddi derecede zorlukları da bulunmaktadır.

Boşanmada Ayrılığa Karar Verilmesi

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:1999/13346
K:2000/581
T:25.01.2000

Teraflar arasindakı davanın yapılan nuhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 25.1.2000 tarihinde temyiz eden Avni ile vekili Av. U.K. geldi. Karşı taraf davalı Adalet vekili Av. N.R. istifa etmiş olduğunu bildirmiş ise de gerek davalı, gerek Avukata yeni tebligat yapılmadığından gıyabında duruşma yapıldı. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Velayet hakkı çocuğun korunmasını sağlamak için onların şahısları ve mallan üzerinde ana babanın sahip oldukları görevlerin hakların ve yetkilerin tümüdür. Ancak bu geniş yetki mutlak ve sınırsız değildir. Amaç çocuğun ruh ve beden sağlığı içinde büyümesini sağlamaktır. Bunun için kanun koyucu çocuğun korunması için etraflı bir yasal düzenleme koymuştur. Boşanma ve ayrılık oldugunda hakim velayet hakkının kullanılmasına ve anne baba ile cocuklar arasındaki şahsi münasebetlere dair gereken önlemleri alır. (MK. md. 148) Ana veya babanın başkası ile evlenmesi baska bir yere gitmesi, olümü gibi yeni olaylarının meydana gelmesi halinde hakim resen veya ana baba’dan birisinin talebi uzerine gereken tedbirleri alır. (MK. md. 149) Ana ve baba vazifelerini ifa etmediklerı takdirde hakim çocuğun korunması için gerekli tedbirleri alır. (M. K.md. 272) çocuğun bedeni veya fikri gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen metruk halde kalırsa hakim çocuğu ana ile babadan alarak bir aile nezdine veya bir müesseseye yerleştirir. (MK md. 273) Velayeti ifadan aciz veya mahcur olan yahut nüfusunu ağır surette suistimal eden veya fahiş ihmalde bulunan ana ve babadan hakim velayet hakkını kaldırabilir. (MK. md. 274) Medeni Yasadaki hükümlerin yanında 2828 sayılı kanunda yürürlüge konmuş Türkiye uluslararası anlaşmalarada katılmıstır.
Gorülüyor ki velayet hakkı ve cocuk ile ilgili olarak alınacak kararlar kamu duzeni ile ilgilidir. Hakim tarafların iddıa ve savunmaları ile bağlı değildir. Resen hareketle çocuk için iyi ve yararlı olanı yapmak zorundadır. Velayet ile ilgili mahkeme kararları kesin hükümde teşkil etmez. Öyle ise 2828 sayılı kanunla kurulan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundaki uzmanlar aracılığı ile inceleme yaptırılmalı, çocuk sağlığı ve çocuk psikiyatrisi uzmanlarından rapor alınmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davalı-I dan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 25.1.2000

İmam Nikahlı Eşin Tazminat ve Nafaka Hakkı

2. Hukuk Dairesi 1998/3372 E., 1998/5077 K.
BABALIK

EVLENME VAADİ

EVLİLİK DIŞI İLİŞKİDEN DOĞAN ÇOCUK

MALİ SONUÇLU BABALIK

TABİİ BABALIK

TÜM SONUÇLARI İLE BABALIK

“İçtihat Metni”
T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi
Sayı :
Esas Karar
98/3372 98/5077
YARGITAY İLAMI

30.4.1998

Özet:Evli bir kişinin evleme vaadinin cidi ve kandırıcı kabul
edilebilmesi içni boşanma davası açılmış olması gibi başka ikna edici
sebeplerinde bulunması gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli
mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun
sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-) Davacı dava dilekçesinde davalının evli olduğunu bildiğini açıkca
söylemektedir. Evli bir kişinin başka biri ile evlenmesi ancak o evliliğin
sona ermesi ile mümkün olur. Evli bir kişinin evlenme vaadinin ciddi ve
kandırıcı olarak kabul edilmesi için boşanma davası açılmış olması gibi
başkaca ikna edici olguların var olması gerekir. Hele hele bu vaadin4-5 yıl
gibi bir süre devam ettiğinin kabulü için çok daha ciddi olguların ortaya
konması ile mümkündür. Evli bir kişinin davacıya mücerret onunla evleneceğini
söylemesi cinsel ilişkinin bu vaadin etkisi altında yapıldığını göstermez.
Mahkemeler Kanunları gözetmek zorundadır. Kanunlar ilga edilmedikçe
mahkemeler tarafından gözardı edilemez. 22.02.1997 tarihli 1/1 sayılı
İçtihadı Birleştirme kararının, tüm sonuçları ile babalık ile mali sonuçları
(tabii) babalık arasındaki etki farkını azaltmış olması dahi, hakime bazı
kanun hükümlerini ihmale götüremez. Medeni Yasanın 310. maddesi koşulları
oluşmamıştır. Bu yön gözetilmeden mali sonuçlu (tabii) babalığa karar
verilecek yerde, bütün neticeleriyle birlikte babalığa hükmolunması bozmayı
gerektirmiştir.

S O N U Ç : 1- Hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu
kesimlerine yönelik temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle
REDDİNE.,
2- Hükmün 2. bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,
temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.
30.04.1998 (Per.)

MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalı ile 4-5 yıl gibi uzun süre birlikte yaşamış, 1991
doğumlu D. bu ilişkiden doğmuştur.

Tanık K. G. davalının davacıyla evleneceğinialeniyete dökerek
açıkca ifade ettiğini açıklamıştır.

Çocuğun yararıtarafların kişisel durumu ve yararlarının önünde yer
alır. Asıl olan çocuğun yararının korunmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti ile gerek
münferiden, gerek toplu sözleşmelerle bu olgu ön planda tutulmuş, Medeni
Kanunun 310. maddesiyle öngörülen koşullara yer verilmemiştir. Bu konudaki
21.05.1981 gün ve 29/22 ve 11.09.1987 gün ve 1/18 sayılı Anayasa mahkemesi
kararı ve 22.02.1997 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı
ile de belirtilen yasal koşulların çocuk yararına yorumlanması gereği
vurgulanmıştır. Avrupadaki gelişmelere yollama yapılarak evlilik içi, evlilik
dışı nesep ayırımının kaldırıldığına değinilmek Türk Medeni Hukukunda aynı
yönde yorumlanması vurgulanmıştır. Kaldıki baba adayının açıkca evlenme vaad
etmesi veya anneye evleneceğine dair İnanç yaratması kendisini alacağına
dair bir kanaat bir güvence vermesi dahi yeterli görülmektedir (Yargıtay
Hukuk Genel Kurulunun 23.10.1968 gün ve 503/709).

Açıklanan nedenlerle Medeni Kanunun 310. maddesi koşulları da vardır.
Tüm sonuçlarıyla babalığa hüküm, çocuğun yararınadır. Mahkemenin
Milletlerarası Sözleşmelere uygun olan kararının onanması görüşüyle sayın
çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum

Üye
N.T.