Etiket arşivi: ankara boşanma avukatı

Çocuğumu Görme Hakkım

Soru;

Merhaba, elimde olmayan nedenlerden dolayı bir suç işlemiştim, çok ağır bir suç değil zaten 2 yıl sonra da hapisten çıktım. Hapse girmeden önce eşimden boşanmıştık ve çocuğumun velayetini eşim aldı, zaten ben de durumumdan ötürü itiraz etmemiştim ki etsem de yine bir şey değişmeyecekti. Ben iki yıl hapiste kaldım diye mahkeme çocuğumu bana göstermeme hakkına sahip mi? Yoksa bu durum suçun boyutuna göre değişiklikler mi göstermektedir? Cevaplar için şimdiden teşekkürler.

Cevap;

     Mahkeme kararları hâkimin takdir yetkisine bağlıdır, yani hâkimin bu konuda inisiyatif alması üst düzeydedir. Hâkim sizin çocuğunuza ya da eşinize zarar verebilecek bir ruh halinde olduğuna kanaat getirirse izin vermeyebilir. Sizin hapis cezanız çok fazla olmadığı için pek büyük bir suç işlemediğiniz ortada, bu durumda da hâkim büyük ihtimal sizin çocuğunuzu görmenize izin verecektir ki mahkemeler anneler için en kötü suçlarda bile çocuklarını görme hakkını verirler, sizin durumunuzda hayli hayli vermeleri lazım. Siz yine de bir boşanma avukatı ile irtibata geçerseniz daha kesin bilgiler alabilirsiniz.

ankara-boşanma-avukatı

Anlaşmalı Evlilik ve Boşanma

Soru;

Merhaba arkadaşlar, 3 yıllık bir nişanlılık dönemim oldu ve bu dönemden sonra da öğretmenlik yaptığım yerden memnun olmadığım için eş tayin durumundan yararlanmak için nikâh kıymıştık. Yani aslında hiç aynı evde yaşamadık ve herhangi bir birlikteliğimiz olmadı. Bu yapılan işlemin doğru olmadığını biliyorum ama çok zor dönemler geçirmiştim ve psikolojim çok bozulduğu için böyle bir yola başvurmak zorunda kaldım. Şimdi ben bu anlaşmalı evliliğimi sonlandırmak istiyorum, eski nişanlım bu evliliğe son vermek istemez ise boşanma sürecim uzar mı ya da mahkeme boşanma davasını reddedebilir mi? Bu konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olabilirse sevinirim, bu boşanma süreci benim için önemli aciliyeti var.

Cevap;

      Evlilik hayatınız boyunca beraber yaşayamadığınızı ve bunun nedenlerini deliller ve görgü tanıkları ile beraber kanıtlayabilirseniz işinizin daha kısa sürede çözülebileceğini düşünüyorum. Boşanma davaları ve diğer davaların ne kadar süreceğini kimse ön göremez, bu davanıza bakan hâkimin delilleri yeterli bulmasına ya da inandırıcı olup olmadığına göre kanaati değişiklik gösterebilmektedir. Eğer ayrılacağınız eşinizden nafaka gibi bir takım şeyler talep edecekseniz de dava süreci daha da değişecektir. İşinin ehli bir boşanma avukatından bilgi talep ederseniz süre problemlerini de aşabilirsiniz.

ankara-boşanma-avukatı

Boşanma Davalarında Şahit

Soru;

Merhaba, eşimle artık anlaşamadığımızdan dolayı boşanma kararı aldık, şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanmak istediğimizi davada belirtmişti fakat davaya bakan hâkim delilleri yeterli bulmadı ve duruşmayı başka bir tarihe erteledi. Davanın olacağı tarihte ise ben ülke içerisinde olamayacağım ve bu nedenle de davaya katılmayacağım. Bu gibi durumda, ben olmadan eşim, yeterli delil ve tanıklar ile ben olmasam da davadan sonuç alabilir mi? Vereceğiniz cevaplar için şimdiden sizlere teşekkür ederim.

Cevap;

     Duruşmaya katılmama sebeplerinizi bir dilekçe yazarak mahkemeye bildirerek, duruşmanızın ileri bir tarihe ertelenmesini isteyebilirsiniz. Yazdığınız dilekçeyi göndereceğiniz esnada, pulunuzu ve tebligatınızı zarf içerisine koymayı ihmal etmeyiniz. Davanın seyrini de, duruşmadaki hâkimin delilleri yeterli bulup bulmaması ya da sizin orada olup olmayacağınızı önemseyip önemsemeyeceğine göre değişiklik gösterebilir. Fakat sizin davaya katılamama sebebiniz geçerli bir sebep olursa iler bir tarihe erteleme kararı alabilir. Siz kesin sonuçlar alabilmek için boşanma davalarına bakan tecrübeli bir avukat ile görüşerek konu hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz ve davanın sürecinin de kısalmasını sağlayabilirsiniz.

bosanma-avukatı-ankara

Boşanma Aile Konutu Şerhi Konulması

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:1999/13623
K:2000/590
T:26.01.2000

BAĞIMSIZ DAVA AÇMA HALİ
BOZMA İLAMINA UYULARAK HÜKÜM KURULMASI

Mahkemece uyulan bozma ilamında “kadının miktar göstererek yoksulluk nafakasında bulunmadığı ve istek olmadan hüküm kurulmayacağı” nedeniyle hüküm bozulduğuna göre bozmadan sonra bu noksanlık giderilerek istekte bulunulması hukuki sonuç doğurmaz. Ancak harç vermek suretiyle bağımsız dava açılabilir.

743 s. MK m. 144
1086 s. HUMK m. 429
YİBK., 4.2.1959 tarih ve 13/5 s.)

TaRaf1ar arasındakı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm Temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1- Medeni Kanunun 144. maddesinde ifadesini bulan yoksulluk nafakası boşanma davası sırasında istenebileceği gibi, boşanmadan sonra müstakil dava şeklinde açılması da imkan dahilindedir. Boşanma istemi kesin hükme bağlanmadan vaki istemler o davanın fer’i niteliğinde olduğundan ayrıca başvurma harcı ve peşin harç alınması gerekmez. Bu halde taraf vekilleri için ayrıca vekalet ücreti tayinine gerek yoktur. Ancak; boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılacak davada gerekli başvurma ve nisbi harcın alınması gerekmektedir.

Tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm 14.4.1999 tarihinde kesinleşmiştir. 9.11.1998 tarihli bozma kararımızın 2 numaralı bendinde, kadının miktarını göstererek yoksulluk nafakasının bulunmadığı, istek olmadığı halde hükum kurulmasının doğru olmadığı belirtilmiş ve bu karara uyulmuştur. Bozmaya uyulduguna gore bozma çercevesinde ıslem yapılması zorunludur. Bozmadan sonra 1.6.1999 günlü oturumda kadının miktarda göstererek yoksulluk nafakası istemesi sonuç doğurmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 178-179 maddeleri çerçevesinde dava dilekçesi düzenlemediği, gerekli harcta olmadığına göre davacının 1.6.1999 günlü sozleri müstakil dava olarak kabul edilemez. Mahkemece; yoksulluk nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde, hükum kurması gerekirken yazılı sekilde nafaka takdir edilmesi isabetsizdir.

2- Kararın bozulması halinde, kararın taraflara tebligı ve karar düzeltme süresi geçtikten sonra derhal yeniden esas defterine kaydedilmesi zorunludur. (HTM. Yazı İşleri Yönetmeliği m. 23). Bozulan karar önceki davanın devamıdır. Bozmadan sonra ayrı dosya düzenlemesi karışıklıklara yol açacak nitelikte olup doğru görülmemiş ise de, sonuca etkili olmadığından yanlışlığa işaret edilmesi ile yetinilmiştir.

S o n u ç: Temyiz edilen hükmün birinci bentte gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 26.1.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak:YKD – 2000/5 – Sayfa:683

Boşanma Tedbir Nafakası

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:1999/13050
K:2000/317
T:20.01.2000

Taraflar arasındaki dayanın yapılan muHakemesi sonunda mahalli mahkemeçe verilen hüküm yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüsülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- a ) Davalı 12 Milyon lira yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. İstek aşılarak yazılı şekilde nafaka takdiredilmesi isabetsizdir.
b ) Boşanma sırasında istenilen yoksulluk nafakası boşanmanın ekini ( fer’isini ) oluşturur. Yargılamanın her aşamasında yazılı yahut sözlü olarak talep edilmesi imkan dahilindedir. Sozlü isteğin değer ifade edebilmesi için tutanaga gecirilmesi zorunludur. İstek uzerinden basvurma ve nisbı harç alınmayacağı gibi kabul ve reddedilen kısımlar üzerinden de taraflar yararına vekalet ücreti takdir edilemez. Acıklanan hususların dikkate alınmaması da yerinde değildir.
c ) Hüküm fıkrasının infazda karısıklık yaratmayacak nitelikte olmasına özen gösterilmelidir. ( HUMK. m.388 ) Hüküm fıkrasına yoksulluk nafakası yerine yalnızca nafaka sozcügünun yazılması ve yıne yargılama masraflarının davalıdan tahsil edilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasına usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün ikinci maddenin ( a, b, c ) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının ise REDDİNE, temyiz peşin harcının yatıran geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 20/01/2000 ( Perşembe )

Boşanma Davasında Deliller

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:1999/12444
K:2000/154
T:18.01.2000

Taraflar arasindakı davanın yaPılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Mehmet ve vekili Av. R. B. ile karşı taraf vekili Av. İ. G. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- 5.10.1998 tarihli ilk celsede, usulün 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. (HUMK. 409/4 c.l.) Davacı, yenileme dilekçesini, 18.12.1998 günü vermiştir. İşlemden kaldırıldığı tarih ile yenileme dilekçesinin verildiği 18.12.1998 günü arasında usulün 409/4. maddesinde yazılı süre geçmiştir. Davalı vekilinin 3.11.1998 tarihli dilekçesi nafaka yönünden davaya devam iradesini içermekte olup, boşanma davasını yenileme isteğini ihtiva etmemektedir. Nafaka ile ilgili ayrı bir dava veya asJl davaya mütekabiten açılmış karşılık dava bulunmadığına göre, boşanma davası yönünden davalı vekilinin 3.11.1998 tarihli dilekçesi yenileme dilekçesi niteliğinde görülemez ve hukuki sonuç dogurmaz.
O halde; mahkemece davacıdan yenilenen dava dolayısıyla harç alınarak davaya devam edilmesi gerekirken, sözü geçen madde hükmü gözetilmeden davaya devamla hükum tesisi yolsuzdur.
2- Kabule gore de;
Dosyaya sunulan davacı tarafından 23.3.1982 tarihinde açılan ve şiddetli gecimsizlik sebebıne dayanan bosanma davasının reddine ilişkin 22.11.1989 tarihli 1989/774 Esas, 1989/893 Karar sayılı karar; “…2. Hukuk Dairesinin 21.4.1989 tarihli 3010/3968 sayılı bozma ilamına uyularak verilmiş” bir karardır. Sözü edilen bu davanın, davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi bozmadan sonra 1991/483 Esas sayısını almış olması mümkun degildir. Kaldı ki; 1991/483 Esas 1991/510 Karar sayılı dava, davacı tarafından 23.9.1988 tarihinde açılan 3444 sayılı yasanın gecici l. maddesine dayanan boşanma davasına ilişkin olup 24.9.1991 tarihinde (…2.H.D.’nin 2.4.1991 tarihli 3603/6085 sayılı bozma kararına uyularak) reddedilmistir.
Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyaya gönderilen 20.5.1999 tarihli cevabı yazısı “…1991/483 esas sayılı dosyanın Seka’ya gonderilmesiyle” ilgilidir. Cevapta aynı mahkemenın 1989/774 Esas 1989/893 Karar sayılı dosyasıyla ilgili bir bilgi yoktur.
Bu durumda: Mahkemece, Mersin Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin 1989/774 Esas 1989/893 Karar sayılı dosyasını istemek, sözü edilen bu red kararının kesinleşme tarihini sormak, 1989/774 ve 1991/483 Esas sayılı dosyaya ait kararların kesinleşme tarihini, dosya bulunamadığı takdirde esas defterindeki kayıtlar incelenmek suretiyle kayıtlara bakılarak tesbit edilip bildirilmesini istemekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden eksik tahkikatla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 65.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.1.2000.